Adnan Büyükbaş- Derin/iz

 

“DERİN/İZ”
 
 
ALİ RIZA NAVRUZ
 
 
**
*
*
 
 
Künye :
Kitabın İsmi          : Deriniz / Adnan BÜYÜKBAŞ
Kapak Tasarımı      : Mustafa İBAKORKMAZ
Baskı-Cilt              : Orka Matbaacılık
                             “Edebiyat Yolcuları: 002 Şiir Serisi: 01”
Baskı Tarihi          : Ocak–2008
 
 
         Edebiyat yolculuğuna şiirle başlayan Adnan BÜYÜKBAŞ’ın Ay Kapımdan İçerde (1982), Firkat (1983), Kimliğim Bir Gül Dalı (1994), Bir Adım Hüzün Benim (1996), Yağmurlarla Gelsin Gidişin (2005) isimli şiir kitaplarından sonra 6. şiir kitabıdır yüreğinize bir cemre gibi düşen DERİN/İZ…
 
         Adnan Beyin; Türk şiirine -teknik olarak- bakış açısı, bu açı içerisinden görünen kendi şiirinin ritmi, musikisi, imgesi, rengi, dili ve şiirinin sesi, bu tanıtım yazımın konusu olmayacaktır. Ayrıca da, retorik (belâgat) açıdan da bana yansıyan yanlarını ele almayacağım. Bahsettiğim konularla ilgili başka şairlerden ve şairimizin dostlarından olumsuz eleştiriler gelmiş olabilir. Hatta şairin “Ben Bu Şiiri Çaldım Abiler” sözünü düz bir mantıkla yorumlayıp şairimizi bir hırsız gibi gösterme çabasında olanlar da olabilir. Bu durum onların onlarcasıdır. Bence şiirin olmazsa olmaz öğelerini yerinde, zamanında ve ikliminde, hatta zamansız zamanlarında bile mükemmel uygulayan bir şairimizdir Adnan BÜYÜKBAŞ. Benim bu yazımın amacı, bir gönül adamı olan Adnan Beyi bu güzel eserinden dolayı sadece kutlamak ve bazı şiirlerinin dizelerinde bir gezinti yapmaktır. Bunu yaparken bu yazımla da gönüllerinize bu Derin/iz’lerden sızanları yansıtmak olacaktır…
“…..
Sonra cünüp salâlar veririz Ayasofiya’dan
İstanbul kimse olur
Biz hiç kimse…”
Dizeleriyle, bir zamanlar yön verdiğimiz dünyanın yörüngesinden yavaş yavaş nasıl çıktığımızın, daha doğrusu uzaklaştırıldığımızın resmini çizer günümüz gençliğine şair “Mecazi Kuşatma”sı ile…
 
         Sonra çıkar çıkılmaz dağlara. Niye mi? “Kiminin yalnız dediği savaşçıları / yaralarından öpmek için…” O öpücüklerle “zümrüt işlemeli, yakutlu kelepçeler”i kırmak için.
 
Acıdan bal üreten şairler şiirlerini kendi küllerinden yaratırlarmış. Ehli kitap bunu der, biz böyle duyarız… Ama şair yine de anlaşılmaz, anlamakta adetâ ısrar eder toplum. Şairimiz bunun bilincinde olarak tatlı sert sitemini yollar Erciyes rüzgârıyla gönüllere. Ve Simurg’un kanadından el sallar:
“…..
Toplu halde topunu
Topunu toplu halde
Bir ipe boncuk gibi dizer gibi dizdiğim
Ve ipini kopardığım tespih gibi
Darmadağın ettiğim bu toplum
Derin/iz’imi anlamıyor diye
Üzülmüyorum gayri …”
 
         Artık o bir damladır gözlerinizde… Ve o mısra yüreğinizi yakar bir samyeli gibi: “Ver elini delilik…/Ver !..”
 
         Şairler her ne kadar kendilerini gizlese de; yürek kimliğinin bir dizeye mühür olmasını engelleyemez. O dize bir ayna gibi sır’a bürünürken şairini Adem ve Havva’dan yaratılmış olarak yansıtır size. O an’ın adı ANA/FOR’dur. O anafor bir ananın fora olmuş yelkenidir bir bakıma. Bir bakıma da doğum sancısıdır belki şairimiz için. O sancının hitamında aydınlığa çıkan (Onun için karanlık) bir çocuktur. O çocuk kim mi?
                                                                 “…..
Ne varsa adı olan
Hiç oldular
Koptu içimden bir kasırga
Ve bir anafor
Düştü karanlığa iki büklüm bir çocuk
O çocuk bendim…”
 
Ve alçakların “haremi ismetinde volta atışlarını” görüp kahrolarak dağlara çıkan er oğlu erlerden bahsettikten sonra şairimiz, “Kamalı Düşler Bıraktım Dağlara” şiirini acılı bir yürekle sunuyor okuyucusuna. O er oğlu erler ki “Vurula vurula sırtından, çarşı ortalarında” şehit olmuştur bu ülke ve bu ülke insanı için. Hep “böylesi iyi” dedi onlar. Ve sağır kulaklar duysun diye haykırdı şairimiz : “Er yaşa / erce yaşa…” Kamalı Düşler Bıraktık’la neye karşı olması vardı bu yüreğin isyanında? Buyurup oradan yaksak mı ki!..
 
“…..
Babam dedemin rahlesine abanmış
Playboya damlatıyordu salyasını
Vay anasını
         Vay anasını…
 
Annem esrar dağıtıyordu bir ermiş türbesinde.
Deli miyim ne
         Deli miyim ne…”
 
Böylesine duyarlılığın adı delilikse; delisin be şair deyip geçelim mi?
 
         Yazımın bu noktasında sizden biriniz karşıma geçip şu soruyu yöneltebilir:
         —Bahsettiğin bu şairimiz hep böyle sivri dilli ve ritmik dizeleriyle her şiirinde sosyal ve siyasi konular mı işler?
 
         Bu şairi iyi tanıyabilmek için sadece bu kitabın  “Ön Söz ya da Son Köz”üne bakmamak gerekir diyorum “Bir Adım Hüzün Benim” isimli kitabında yüreğine düşen cemreleri görmek, okumak gerekir. Ve hissetmek gerekir bir şiirin, bir şairin sevgilisinin kapısından ne duygularla geçmiş olduğunu… Farklı konuları içeren şiirlerini “geçmiş ve gelecek arasında bir ince köprü” olarak görmekte fayda vardır diye düşünüyorum. Böyle düşünüldüğünde ki;
“…..
Orada en marjinal yürekler en kor halleriyle / Dokunacak temiz parmaklara.” Ve sarsılacak lime lime yüreklerimiz. Sonra şairimizin diliyle düşünceler yoracak beyninizi:
 
“…..
Hazin bağlar içinde hoyrat bir türküyle
Birbirine bağladım saçlarını
Hozan olmuştu delikanlı günlerim
Sevda derler biraz delidir
Biraz delidir
Biraz deli…
 
…..
Kızoğlan kızlarla beştaş oynuyor
Ne çıkarsa bahtına
Ergenlik sivilcelerini patlatıyordu…”
 
         Şairimiz Adnan BÜYÜKBAŞ belki de bet beniz arasında bir korku da taşıyor olabilir diye düşünmekten kendimi alamıyorum zaman zaman. “Kiraz dudaklardan kâm”ı düşlerken duyduğu korku, endişe bu noktaya işaret diyebiliriz de:
 
“Ö
 Y
 L
 E
 K
 İ
Benim Karac’oğlan amcam
Güzel sever deyû az mı horlanmıştı
Yediği şekeri zehir etmişti köpoğulları…”
 
         Bütün bunlardan sonra; onun nereden geldiğini, “Millet caddesine sırtından / Cumhuriyet Meydanına burnundan” sağlam basışını “Serin”inde çağdaş Köroğlu tavrını, “Şimdi Git Öldür de Gel”lerinde “…..Göğsümden öldür beni” şeklindeki teslimiyetini, “Marjinal”indeki “biraz nikotin, biraz hüzün ve kurumuş kan lekeleri”ni “zincirli Anka”da zincirli Anka kuşu ile nasıl özdeşleşmiş olduğunu duyumsamak için; toplamda 80 sayfaya bir dünyanın sığabildiği bu kitabı okumanızı tavsiye ediyor ve şairimiz Adnan Büyükbaş beyi kutluyorum…
2008
KAYSERİ ŞİİR AKŞAMLARI
 
WEB SİTE
http://kayserisiiraksamlari.tr.gg
E-POSTA
kayserisiiraksamlari@hotmail.com
Reklam
 
ŞİİR AKŞAMLARI
 



More Cool Stuff At POQbum.com

*****



şairler buluşuyor

HABERLER
 
KİMLER GELDİ KİMLER GEÇTİ
 
Sitenizesayac.com
GAZETELER
 
 
Bugün 7 ziyaretçi (11 klik) kişi burdaydı!
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=