31 Ekim 2008 Şiir Dinletisi

ŞAİRLERLE 85.YIL
Kayseri Şiir Akşamları’nda coşku bu sefer Cumhuriyet Bayramı nedeniyle daha da başkaydı.
Uzun zamandır takip ettiğim ve katılımcı olarak yer aldığım, Kayseri Şiir Akşamları programlarını iki haftadır çok farklı bir hüviyete bürünmüş gördüm. Öncelikle bir divan oluşturulması ve yapılan etkinliklerin bir disiplin içinde yürütülmesi dikkati çeken ilk unsurlar. Bir hafta önceden, Cuma günü yapılacak olan programın katılımcılara bildirilmesi ve şairlerin hazırlıklı gelmeleri olumlu gelişmeler. Gördüğüm manzara beni çok sevindirdi.
İlk önce uzun zamandır etkinliklerin yapıldığı mekândaki değişikler göze çarpıyor. Girişte bir levha “KAYSERİ ŞİİR AKŞAMLARI” diye size hoş geldiniz diyor. Sonra salona girdiğinizde Bayrak ve Atatürk posteri,  bu salonun artık daha resmi bir ortama dönüştüğünün göstergesi olarak sizi ciddiyete davet ediyor. Konuşmaların yapıldığı ve şiirlerin okunduğu kürsü bile değiştirilmiş, şamdanlarda mumlar sizi şiir okumaya adeta davet ediyor. kayserisiiraksamlari.tr.ggismindeki siteden  Şairler ve şiir severler  etkinlikleri takip edebiliyor. Bu da ilklerden birisi.
 İşte böyle nezih bir ortamda şairler Cumhuriyet ‘i kutladılar.
Program hep bir ağızdan “10.Yıl Marşı”nın söylenmesi ile başladı. Ozan Erbabi’nin konuşmasından sonra programın ilk bölümünde “ Cumhuriyet “ konulu şiirler okundu.
İkinci bölüm Hasan Gürpınar’ın “Bir Delinin Hatıra Defterinden” adlı bir kesit sunmasıyla başladı. Aşık Dadaş Türküler söyledi. Bu arada bu bölümde imza günü olan Mustafa Ferit Yıldız ile bir röportaj yaptım.
Kayseri Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Mustafa YALÇIN “şiir sevgisinden bahsetti ve şiir okumayı “topraklama”ya benzetti. Ünlü şair Bekir Sıtkı ERDOĞAN’ın “Hancı” ve “Bakar Mevla’ya Mevla’ya” şiirini okudu.
Gecenin, beklenenden daha fazla kalabalık olmasını “Cumhuriyetimize verdiğimiz önemi ve  Kayseri’nin ileride daha güzel etkinliklere şahit olacağının göstergesi olarak düşünüyorum.
KBB Genel Sekreteri Mustafa YALÇIN’ın şairlere gösterdiği desteği görünce ,daha güzel organizasyonların gerçekleşeceğini şimdiden görür gibiyim.
Bu arada bir de şunu fark ettim. “Kayseri Şiir Akşamları” nın kelime baş harflerini sıraya koydum ve KŞA çıktı ortaya . Bunda ne var diyeceksiniz. Tersinden okuyunca siz de anlayacaksınız. Burada bir şifre var. Şifre şu: “AŞK” bu bir tesadüf ama ne güzel tesadüf değil mi?
7.11.2008 tarihinde “Şehitler ve Gaziler” konusu işleneceğini de öğrenince haftayı sabırsızlıkla beklemeye başladım.
Haftaya ailenizle birlikte sizler de orada olun bence . Erken gelmezseniz ayakta seyredebilirsiniz.
Şairlerin bu ülke sevgisi ve şiir sevgisi devam ettikçe, bizim de çocuklarımıza değerli bir miras bıraktığımızı düşünmekten gurur duyuyorum.
 Bu güzel mirasın adı “TÜRKİYE CUMHURİYETİ” . Biz de bu mirası Atatürk’ten aldık.
TÜRKİYE CUMHURİYETİ’NİN 85.YILI HEPİMİZE KUTLU OLSUN
 
Deniz Dengiz ŞİMŞEK

31 Ekim 2008 Cuma

DİNLETİDE OKUNAN ŞİİRLER

1. BÖLÜM

CUMHURİYET KONULU ŞİİRLER







 


CUMHURİYET / Süleyman KARACABEY
 
Bağımsızlık medeniyet ilkende,
Başarıya koşuyoruz sayende,
Uygarlığa giden yolda en önde,
Coşuyoruz seninle Cumhuriyet.
 
Atamızdan kalan son armağansın,
Bayrağım seninle hep dalgalansın,
Başımda ki tacım damarda kansın,
Coşuyoruz seninle Cumhuriyet.
 
Barış sevgi demokrasi özünde,
Küçüğün büyüğün daim sözünde,
Nice devletlerin hayal gözünde,
Coşuyoruz seninle Cumhuriyet.
 
Özgürlüğün canı hem de ruhusun,
Vatandaşın sesi tutar kolusun,
Geleceğe giden kutlu yolusun,
Coşuyoruz seninle Cumhuriyet.
 
Azabiyem derki; sahip çıkılsın,
O’na kastedenin gözü oyulsun,
Ezilsin başları kolu kırılsın,
Coşuyoruz seninle Cumhuriyet.
 
                      Süleyman KARACABEY

 
TÜRK KİMLİĞİ / OZAN ERBABİ
 
Son yıllarda yeni bir oyun sergileniyor,
Artık “Ne mutlu Türk’üm” sözü yargılanıyor.
Öz be öz Türk yurdunda Türklük sorgulanıyor,
            Alt kimliğe ihtiyaç duyanımız yok bizim,
            Başka kimlik istemez, kimliğimiz Türk bizim.
 
Yetmiş milyon içinde farkı yok ferdin fertten,
Avşarlar’ ın Çerkez’den, Yörük olanın Kürt’ten.
Bilmem ki ne isterler kimliksizler bu yurttan?
            Güney, Trakya, Ege, Batı Kuzey, Şark bizim,
            Başka kimlik istemez, kimliğimiz Türk bizim.
  
Bu gün alt kimlik denir, yarın arkası bitmez,
Amma Yüce Milletim telkinle yola gitmez.
Türk’e ortak bir adı sözlükler kabul etmez,
            Tarihimizde asla görülmemiş şirk bizim,
            Başka kimlik istemez, kimliğimiz Türk bizim.
 
Batı’nın her sözünü içimize sindirdik,
Bin yıllık Türk yurdunu mozayiğe döndürdük.
Nüfusun yarısını alt kimliğe indirdik,
            Bölünme kabul etmez dünyada tek ırk bizim,
            Başka kimlik istemez, kimliğimiz Türk bizim.
 
Oğuz Ata değil mi hepimizin atası?
Şimdi nereden çıktı mozayik safsatası?            
Türklük bir büyük nehir, var mı daha ötesi?
            O nehiri sulayan dere bizim, ark bizim,
            Başka kimlik istemez, kimliğimiz Türk bizim.
  
Kimlikten yana sorun yaşayanlar var ise,
Olur olmaz her şeyden çıkartmasın hadise.
ERBABİ daha fazla uyma her zırva sese,
            Soydan soptan dolayı belimiz hep berk bizim,
    Başka kimlik istemez, kimliğimiz Türk bizim.

OZAN ERBABİ – KAYSERİ



85.YIL
 
 
Al kırmızı bayrağım yücelerden inmesin
Yaşasın ay yıldızım yaşasın Cumhuriyet
Bu günün şeref günün ışığın hiç sönmesin
Yaşasın ay yıldızım yaşasın Cumhuriyet
 
Kurtuluş savaşında zor günlerden geçtik biz
Sömürgeci düşmanın kefenini biçtik biz
Uygarlığın yolundan dönmeyiz ant içtik biz
Yaşasın ay yıldızım yaşasın Cumhuriyet
 
Omuz omuza verip karlı dağları aştık
Atatürk’üm en önde özgürlüğe ulaştık
Sadece düşman değil cehaletle savaştık
Yaşasın ay yıldızım yaşasın Cumhuriyet
 
Hürriyet milletimin değişmez karakteri
Her karış toprağında atamın alın teri
Anadolu dört bucak şanlı şehidin yeri
Yaşasın ay yıldızım yaşasın Cumhuriyet
 
Kutlu olsun Türkiye’m seksen beşinci yaşın
Her daim şerefinle eğilmesin dik başın
Deniz’im namusumdur senin bir çakıl taşın
Yaşasın ay yıldızım yaşasın Cumhuriyet
 
DENİZ DENGİZ ŞİMŞEK




80.YIL
 
 
Can vermeye hazırız, çelik gibi zindeyiz.
Vatansever milletiz dünyanın gözündeyiz.
Hiç engel tanımayız, Ata’nın izindeyiz
Parolamız bellidir; sevgi,barış,hürriyet.
Yaşasın Türk Milleti, yaşasın Cumhuriyet
 
Çekinmeden bu yolda başımızı koyarız
Soldurmayız bayrağı, kanımızla boyarız
Taşına göz dikenin gözlerini oyarız
Parolamız bellidir; sevgi, barış, hürriyet.
Yaşasın Türk Milleti, yaşasın Cumhuriyet
 
Hepimiz bir bütünüz verdik omuz omuza
İhtiyarı, genciyle aşığız yurdumuza
Cennettir vatanımız emanet ordumuza
Parolamız bellidir; sevgi, barış, hürriyet.
Yaşasın Türk Milleti, yaşasın Cumhuriyet
 
Bu Sezinî, vatana adamıştır özünü
Sevgi ile selamlar gelinini kızını
Ozanlar vatan, millet desin, çalsın sazını
Parolamız bellidir; sevgi, barış, hürriyet.
Yaşasın Türk Milleti, yaşasın Cumhuriyet

OZAN SEZİNİ (Ali BAŞ)


50. YIL / Hikmet ONAÇ
 
Gökler gibi gürledin, şimşekler gibi çaktın,
Atam, cumhuriyeti Türk’e miras bıraktın.
Ebediyen sönmeyen sonsuz meşale yaktın,
Sevinçle kutluyoruz şanlı Cumhuriyeti.
 
Cumhuriyet denince tün gönüller coşuyor,
Kahraman Türk en büyük tarihini yaşıyor,
Atatürk’ü andıkça sevincimiz taşıyor,
Bize armağan etti şanlı Cumhuriyeti.
 
Vatanın toprakları düşmana dardı bu gün,
Türk’ün şerefi şanı ayyuka vardı bu gün.
Cumhuriyetin sesi âfâkı sardı bu gün,
Gururla kucaklarız şanlı Cumhuriyeti.
 
Türkler tarih boyunca çok şerefler almıştır,
Önderimiz Ata’dan Cumhuriyet kalmıştır,
Kahraman milletimiz buna layık olmuştur,
Ebediyen kutlarız şanlı Cumhuriyeti.
 
Ellinci yılında daha dün gibi,
Yirmi dokuz Ekimler bir düğün gibi.
Milli irademiz açık, gün gibi,
Yine kutluyoruz cumhuriyeti.
 
Hikmet ONAÇ

2. BÖLÜM

SERBEST KONULU ŞİİRLER

Çıktığımız edebiyat yolculuğunda bizi hiç yalnız bırakmayan ve şiire, edebiyata olan düşkünlüğünü bildiğimiz Kayseri Büyük Şehir Belediyesi Genel Sekreteri sayın Mustafa YALÇIN da yine aramızda idi. Ezberinde tuttuğu şiir sayısı ve şiirleri yorumlamadaki ustalığı ile her zaman imrendiğimiz ve edebiyatımız adına minnet duyduğumuz sayın Mustafa YALÇIN bu hafta bize Bekir Sıtkı ERDOĞAN'ın iki şiirini yorumlayarak eşlik etti. O güzel şiirleri sayın Mustafa YALÇIN'ın  yorumu ile dinlemek ayrı bir zevkti. Kendisine sonsuz teşekkürler.





 

 

HASTA ZİYARETİ (Mevlâna Hikâyesinden)/ Ahmet KARAASLAN
 
Sağır bir adam varmış,
Komşusu çok hastaymış.
O, komşunun evine
Gitmiş ziyaretine.
Hasta gönlünü almak
Biraz sevap kazanmak
Tek amacı adamın
Emri böyle İSLÂM’IN.
Kendi kendine demiş:
“Aslında bu çok zor iş.
Onu nasıl anlarım,
Duymaz benim kulağım?
Hastanın çenesine,
Dudağına, diline...
Bakar, dikkat ederim.
Ne söyler öğrenirim.
Zaten sorular belli.
Hastaya ne denir ki...
Nasılsın, iyi misin;
Ne yersin, ne içersin?
O da der:  “Eh, iyiyim.
Su içer, çorba yerim.”
Söylerse doktorunu,
İyi hekim olduğunu,
Kendine anlatırım.
Böylece anlaşırım.
Gitmiş hastanın yanına,
Oturmuş karşısına:
— Nice oldun, nasılsın?
İşittim ki hastasın...

Yatağında dönerek,
Demiş ki inleyerek:
— Ah komşum, ölüyorum
Vallah geberiyorum!

Sağır, anlamamış ya
Cevap vermiş hastaya:
— Şükür elhamdülillâh.
Çok memnun oldum billâh.
Ne yersin, ne içersin
En çok neyi seversin?..

Hasta, çok öfkelenmiş.
Sitemle şöyle demiş:
— Zehirle, ağı yerim;
Zakkumu da severim!
Sağır, hiç anlamamış.
Bir yemek adı sanmış:
— Afiyet olsun komşu,
Yemeklerin en hoşu!
Hasta kahrolmuş ama,
Anlatmak zor adama.
Acıyla kıvranırken,
Sağır sormuş yeniden:
— Doktorlardan gelen kim?
İnşallah iyi hekim...

Hasta demiş: — Lâhavle...
Görülmemiş hiç böyle!
Be adam belâ mısın;
Sen kimleri tanırsın?
Azrail’dir hekimim,
Defol buradan derim!..

Sağır, demiş ki: — Aman!
Üstüne yoktur uzman.
Dünyada adı belli,
O doktor tecrübeli...
Ayağı uğurludur.
Onu gören kurtulur.
Demek işin yolunda!
Fazla kaldım yanında.
Çok yordum komşum seni,
N’olur helâl et beni…
 
 
Ahmet KARAASLAN

 

Çekip Gideceğim/ Mesut  Özbek

Çekip gideceğim bu dünyadan
Kimse eksikliğimi bilmeyecek
Dirimi insan yerine koyup saymayanlar
Öldüğümü hiç bir zaman farketmeyecek
Çekip gideceğim bu dünyadan
Yaşayanlara inat erkenden
Riyakar gönüllere girmeden
Ruhumu satmadan vefasızlara
Çekip gideceğim bu dünyadan
Pis yolların tozunu yutmadan
Ne bir dönemeç,ne sapa yol bileceğim
Ben ölüme de doğru bildiğim düz yoldan gideceğim
Çekip gideceğim bu dünyadan
Sen habersiz kimbilir kaçıncı uykuda
Kalbimi satmadan sana
Kalbini senden alıp gideceğim
Bir sabah kalktığında ben olmayacağım
Artık rahat ve özgür olacaksın istediğince
Her çiçekden bir bal sığdırsan da özüne
Kalbin bende kalacak,sen kalpsiz öleceksin
                    
                                              Mesut  ÖZBEK

SİTEM / Ömer ARIKAN 
Benden kaçman boşunadır sevgili,
Her ayak sesimden ırkılmalısın.
Uzaktan davranma yaban el gibi,
Tatlı tebessümle bakınmalısın. 
İçimdeki coşku beni sürükler.
Adım adım peşindeyim sokakta.
Zaman ile kabarıyor istekler,
Her yolculuk kapında son bulmakta. 
Kapının tokmağını çevirdiğin an,
Farzetki eşikte bekleyenin var.
Çakmağında ateş ben duman duman,
Sigarana duman ekleyenin var. 
Yorgan, yatak, yastık sarsa da tümden,
Anla ki nefesim tenini yakan.
Ipıslak olunca vücudun terden,
Korkma aç gözlerin, benimdir yakan. 
Ne rahat uykuya doyum var sana.
Rüyan dahi bensiz olmayacak bil.
Hükmetti, durdurdum şu an zamanı,
Bu yaptığım şeyler boşuna değil. 
Şafakla uykusuz kızarmış gözün.
Yavaştan doğrul da gezin odanda.
Neden titriyorsun ve solgun yüzün?
Kimdir o karartı bu saat camda? 
Perdeyi arala, kaybolur gölge.
Uzatıp başını etrafına bak.
Bu sevgi, bu tutku, bu aşk değil de,
Bu adam ne ister hep ağlayarak?

                                 ÖMER ARIKAN



PİYONLAR/İbrahim MUCUK 
Haritayı değiştirmek istiyor,
ABD'eyle içte bizim piyonlar.
Her defa ağzından kin kusuyorlar,
Dışta hain içte bizim piyonlar.
    Bin yıllık vatanı bölecek sözde,
    Böyle bir cesaret var ise sizde.
    Mecaliniz var mı?Koşmaya düzde,
    Var ise,buyurun gelin piyonlar.
Yediği sofraya bıçak sokanlar,
Ona dostça bize kinle bakanlar,
Askere,polise kurşun sıkanlar,
Dışta belli içte bizim piyonlar.
    Can vererek,kan dökerek almışız,
    Ovasını,yaylasını gezmişiz,
    Masalını,ninnisini yazmışız,
    Haritayı bölmek ister piyonlar.
Batıda Uludağ, doğuda Ağrı,
Ağrı çöktü mü?Hiç özüne ağrı,
Bekir'in diyarı Diyarbakır'ı,
Alacakmış dışta hain,içte piyonlar.
    Ben piyon diyorum onlar bir kukla,
    Bildiğin ne,senin kendine sakla.
    Yurt istiyor istiyor bizden bilmem ne hakla,
    Alacakmış gelsin alsın piyonlar.
Buyurun gelin de sizi görelim,
Düşman belli düşman bunu bilelim.
Ülke için hep birlikte olalım,
Alacakmış gelsin alsın piyonlar.
    İstanbul'la,Çanakkale Boğazı,
    Hatırlatmıyor mu?Çalınan sazı.
    Hepsiyle orada paylaştık kozu,
    Bölecekmiş gelsin bölsün piyonlar.
Misaki Millidir hep sınırımız,
Türk'üz Türk'ten gayrı yokki dostumuz.
Kürt gardaşım,olamazki hasmımız,
Haritayı bölmek ister piyonlar.
    Gücü yetmez gücü zağar miniğin,
    Kurd'a havlayacak hani eniğin?
    Ordu bellediğin onca döneğin,
    Bu ülkeyi bölmek ister piyonlar.               
                   İbrahim MUCUK  
HANCI
Gurbetten gelmişim, yorgunum hancı!
Şuraya bir yatak ser yavaş yavaş...
Aman karanlığı görmesin gözüm,
Beyaz perdeleri ger yavaş yavaş...

Sıla burcu burcu ille ocağım...
Çoluk çocuk hasretinde kucağım
Sana her şeyimi anlatacağım,
Otur başucuma sor yavaş yavaş.

Güç bela bir bilet aldım gişeden,
Yolculuk başladı Haydarpaşa 'dan...
Hancı, ne olur, elindeki şişeden
Bir kaç yudum daha ver yavaş yavaş!..

Ben o gece hem ağladım hem içtim,
İki gün diyardan diyara uçtum
Kayseri yolundan Niğde'yi geçtim,
Uzaktan göründü Bor yavaş yavaş...

Garibim, her taraf bana yabancı,
Dertliyim çekinme, doldur be hancı!
İlk önce kımıldar hafif bir sancı,
Ayrılık sonradan kor yavaş yavaş...

Bende bir resmi var yarısı yırtık,
On yıldır evimin kapısı örtük...
Garip birde sarhoş oldu mu artık
Bütün sırlarını der yavaş yavaş...

İşte hancı! ben her zaman böyleyim,
Öteyi ne sen sor ne ben söyleyim?
Kaldır artık, boş kadehi neyleyim?
Şu benim hesabı gör yavaş yavaş...
 
İlahi

Gariplik tuttu boynumdan
Büker Mevla'ya Mevla'ya...
Gözüm her derdi gönlümden,
Döker Mevla'ya Mevla'ya...

İlahi zincirin çözdür!
Kaçıp gitmem sözüm sözdür,
Benim hürriyetim gözdür
Bakar Mevla'ya Mevla'ya...

İnandım Aşk-ı Mutlak bir,
Gönül bir, sevgi bir, Hak bir.
Dilim doksan dokuz tekbir,
Çeker Mevla'ya Mevla'ya...

Dolaştım beldeler, boylar
Urum, Türkmen, Arap boylar
Pınarlar, çeşmeler, çaylar
Akar Mevla'ya Mevla'ya...

Musalla köşküdür karşın
Nasibin üç-buçuk arşın.
Hedeften kurtulan kurşun
Seker Mevla'ya Mevla'ya...

Senin yurdun ırak eller,
Mekan tutmaz, garip kullar.
Bekir! Var git. Bütün yollar,
Çıkar Mevla'ya Mevla'ya...
 
 
Gedirsen ele mi?/ Betül ÖVÜNÇ
 

Gedirsen ele mi?
Get!
Goy başımı yesin yohluğunun dumanı,
Borcu olsun gıldan ince boynumun,
Goy borcu olsun
Eşkinin gümanı…

Get..
Ele bahma suçlu suçlu,
O gözlerin değil mi meni yandıran
Günümü güneşimi çalan?
O gözlerin değil mi ay kişi!
Ulduzların gayıp gayıp gettiği menzil?
Neft karası sevdam…
Get…
Bahışlarını sök gözümün bebeginden
Dalına bahmadan ,
Tökülmeden gözümden ,
Üreğimden ahmadan get…

Gedirsen ele mi?
Yahşi!
Getme deyirsemse,
Lal olsun bu dilim.
 
Getme deyirsemse,
Acem gılıçları kessin meni,
Dograsın dilim dilim.
De get!
Besti senden çektigim…

Gedirsen ele mi?
Get…
Kölgelerini sök duvarlarımdan,
Sesini gazı yürek hanemden,
Durr.. heç de boş yere gapma nem
Gözümdeki yaşlardan…
Ağlamıram… ağlamıram deyirem…eşit!
Ardına bahmadan goyul yoluna, gözleme git!

Gedirsen ele mi?
Get..
Bilmirem ahlın hansı dağın ardında, harda?
Könlün .. ah o arı misali her çiçekten bal uman könlün,
Hansı meçhule giden gatarda?
Yohhh!!!
Çohdu sabır bu gadar da!
Gedirsense de git..
Bellidi ki galmıyıp sende vicdan da ar da!

Gedirsen ele mi?
Güneş‘in saçahlarından töküle töküle gedirsen!
Ve elebilirsen ki,
Sensiz Dünyama Güneş doğmayacak..
Ele mi?
.........

Ele ….
Ele be ay kişi ele!
Sen gidende doğan Güneş dogmayacak bilirem
Sen gidende nefessiz galacağam..
”Get “ deyirken gideceksen diye min kere ölüp min kere dirilerem…
Bahma bele bahtavar danışığıma,
Gizli gizli gözlerimi silirem…

Gizleyirem titreyen ellerimi…
Gitme diyebilmirem…
Ama deyirsense illah giderem…
Get…

Get ama
Görende bir kelebegin ganadını suda,
Ya da ulduzaları vakitsiz bir yuhuda
Titreyende üreğin
Sal meni yadına…

Men ise
Seni yadımdan salmayacağam,
Gözlerine heyalımı goymuşam
Sevdana galan ömrümü!
Sensiz nefes bile almayacağam
Get..
Get ve icaze ver indi,
Ağlayacağam…
Ağlayacağam…
Betül ÖVÜNÇ


KAYSERİ ŞİİR AKŞAMLARI
 
WEB SİTE
http://kayserisiiraksamlari.tr.gg
E-POSTA
kayserisiiraksamlari@hotmail.com
Reklam
 
ŞİİR AKŞAMLARI
 



More Cool Stuff At POQbum.com

*****



şairler buluşuyor

HABERLER
 
KİMLER GELDİ KİMLER GEÇTİ
 
Sitenizesayac.com
GAZETELER
 
 
Bugün 24 ziyaretçi (78 klik) kişi burdaydı!
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=