14 Kasım 2008 Şiir Dinletisi


Bu hafta şiir dinletimiz iki bölümden oluştu.
1-Atatürk konulu şiirler
2-Serbest konulu şiirler






BİRİNCİ BÖLÜM
ATATÜRK

 
Gönül ne kahve istedi ne kahvehane…
 
            Çünkü yine bir Cuma akşamı gelmiş ve yürekleri şiir haykıran dostların buluşma saati yaklaşmıştı. Her geçen gün biraz daha birbirimizi tanıyor, tanıdıkça seviyor, aile ortamının rahatlığını ve huzurunu bulduğumuz bu buluşma mekanına heyecanla geliyorduk.
            Saygı ve sevgi ortamı içinde ilk selamlaşmalar, dostça sıkılan eller, gülen gözler, ayaküstü sohbetler, bir bayramlaşma sahnesini hatırlatıyordu.
            Şairlerimiz, birbirlerine şiirlerini gösterip, fikir alış verişinde bulunurlarken Kayseri Şiir Akşamlarının sadece duygu ve şiirlerimizi paylaşmaktan öte bir misyonu daha olduğunu fark ettim. Burası gün geçtikçe adeta edebiyat okulu oluyordu.
            Dinletimiz, sunucumuz Ali PEKER’in açılış konuşması ve gündemi sunması ile başlamıştı. Atatürk Haftası olması münasebetiyle ilk bölümün şiirleri Atatürk konulu olacak, serbest şiirler ise ikinci bölümde okunacaktı.
            İlk bölümde ATA’ya okunan şiirler ve konuşmalar; şairlerimizin atasına, milletine ve vatanına ne kadar vefalı olduğunu bir kez daha ortaya koydu.
            Mehmet Emin YURDAKUL’un; “Şairleri susturulmuş bir millet, tüm sevdiklerini toprağa vermiş, öksüz çocuk gibidir” sözünü hatırladım. Şiirin gücü şairin kocaman yüreği ile bir olunca duygular daha yoğun yaşanıyor, incecik dereler çavlan oluyordu.
            Anıtkabir’in inşaatında çalışan ve 1953 yılında Atatürk’ün naaşı Anıtkabir’e taşınırken yapılan devlet törenini bizlere anlatan Şair Ali Erbaş bize hem önemli bilgiler verdi hem de oldukça duygulandırdı.
            Salonun en küçük misafirlerinden on yaşındaki Buse Karahüseyin, Aşık Şeref Taşlıova’nın “Biri Anadolu, Biri Atatürk”isimli şiirini okurken, şiir okumadaki ustalığı ile hepimizi kendine hayran etti.
            Semra Meral hocamız Ataya hitaben yaptığı şiir tadındaki konuşması ile Atamızı daha bir yanı başımızda hissetmemize vesile oldu.
            Birinci bölüm bitmiş, çaylar içilmiş sohbetler tazelenmişti.
 ikinci bölüme Udî Sabit Özenç ve sanatçı dostumuz İzzet Ulutaş’ın birlikte verdikleri müzik ziyafeti ile başladık.Atamızın sevdiği şarkıları dinledik. Sabit Bey Atatürk’ün çok sevdiğini bildiğimiz “Zeybek’i” çalarken şairlerimizden Ali Baş da salonda sunduğu zeybek oyunu ile bizlere çok keyifli dakikalar yaşattılar.
Serbest konulu şiirlerin okunduğu bu bölümde her şiir sanki bir kır çiçeği idi ve karanfiller, papatyalar, gelincikler, güz çiğdemleri bir bir bırakıldı kürsüye. Öyle güzel bir buket oluştu ki, kokusu ciğerimize işledi.
Kayseri Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Sayın Mustafa YALÇIN’ın teşrifleri ile hepimiz daha bir mutlu olduk. Kendisinin, Türk Edebiyatına olan ilgi ve muhabbeti, şiir okumadaki ustalığı, şiir Akşamlarına yaptığı katkılar, şiir ve şair dostu oluşu onu hepimizin gönül dostu yapmıştı. Bizleri kırmayarak; Bedri Rahmi EYÜBOĞLU’nun, “Karadut” ve “Sitem” isimli iki güzel şiirini o güzel yorumu ile bizlerle paylaştı.
Bir Şiir Akşamı daha sona ermiş, haftaya buluşmak dileği ile vedalar edilmiş, vaktin nasıl geçtiği anlaşılmadan nokta konulmuştu.
Fısıldadı şiir; “haftaya buluşmak dileği ile…
Deniz Dengiz ŞİMŞEK
MUSTAFA KEMAL PAŞA
 
Cephede başkomutan,Türkler'in Atas'ı O,
Uzanmış bir tepeye,yara alıp yatan O.
 
Yemen,Hicaz,Trablus zaferler kazanan O,
Bir milleti uykudan yine uyandıran O.
 
Cehaletle savaşıp bu devleti kuran O,
Çanakkale,Sakarya destanlar yazdıran O.
 
Bu milletle beraber yürüdü Ankara'ya,
Ankara ki Ankara,milletle bahtı kara.
 
Düşmüşken millet dara,yetişti imdadına,
Mustafa Kemal Paşa, Mustafa Kemal Paşa.
Sen dünyalar durdukça, dünya durdukça yaşa!
                                              İbrahim MUCUK

CUMHURİYET
Dinmez olmuş yüreklerin acısı,
Mandalıkmış kurtuluşun tek tezi,
İşgal olmuş toprakların sancısı,
Diniverdi yeşerdi de filizi.

Anadolu, onur dolu sarsıldı
Serden, gecen özgürlüğe asıldı
Kuklaların ses telleri kısıldı,
Yüreklere fetih yaptı o gazi,

Cephelerde eğitildi dirildi,
Düşmanlara çelik gibi gerildi,
Türkiye’miz avuç,avuç derildi,
Bu varlığın tek sebebi o mazi.

Bin çileli bir nimete varmışlar,
Çok severek yüreklere karmışlar,
Ufuklara yarınları sarmışlar,
Ad vererek yok etmişler tüm gizi.

Kaç millet var hürriyete can atan,
Buradayız çünkü özgür bu vatan,
Minnettarız şühedadır tüm atan,
Cumhuriyet o günlerin saf izi.

Atatürktür bu devletin mimarı
Oylamışlar meclis vermiş kararı
Cumhuriyet memleketin tek kârı
Ogün bugün yönetiriz biz bizi.
                           Hilmi ERÇELEBİ


ATATÜRK
Koca bir ulusun en zor gününde
Umudun ışığı oldu Atatürk
Yeniden dirilen Türk’ün önünde
Kudreti soyunda buldu Atatürk
 
Liderler içinde başta gelendi
Düşmana korkuydu, dosta “güven”di
Akıl ile yordu azimle yendi
Yiğitti, bükülmez koldu Atatürk

Eğilmez katiyen Türk’lerin başı
Asırlara sığmaz hürlüğün yaşı
Toprağa düşmeden son Türk naaşı
Yılmayı defterden sildi Atatürk

Maviydi sevgiyle bakardı gözü
Aydın fikirlerle parlardı yüzü
“Yurtta sulh, cihanda sulh” idi sözü
Namını tarihe saldı Atatürk 
                            Deniz Dengiz ŞİMŞEK


              ATATÜRK
 
Sen gittin gideli gör neler oldu.
Koyduğun hedefe hiç varamadık
Vatanın çok yeri satılmış doldu
Bir ATATÜRK daha çıkaramadık.
 
Yenerek kovduğun düşmanlar yurda
Yeniden geldiler hepsi ardarda
Her yerde bin türlü hıyanet var da
Bir ATATÜRK daha çıkaramadık.
 
Kabrinde yalandan gözyaşı döktük
Yaptığın eseri gün be gün söktük
Vardık namerde çok boyun büktük
Bir ATATÜRK daha çıkaramadık.
 
Yüzyıl sonrasını gören gözünü
Kulak ardı ettik veciz sözünü
Kaybettik yarını unuttuk dünü
Bir ATATÜRK daha çıkaramadık.
 
Çözemedik biriktirdik sorunu
Göze alamadık işin zorunu
Toprak ister Şeyh Said’in torunu
Bir ATATÜRK daha çıkaramadık.
                   Abdulkadir GÖÇMEN

 

BAŞLADIM  AMA BİTİREMEDİM              
                                                                                               
           Millî  kahraman, mümtaz komutan Gazi  Mustafa  Kemâl  Atatürk'ümüzün , 70. Ölüm Yıldönümü nedeniyle  müstesna "Kayseri Şiir Akşamları"için ;" KALPAKLI RESMİNLE  DAHA ÇOK SEVDİM" diye bir şiir denemesine başlamış, ama bitirememiştim...Türklerin  Ata'sı;"derya deniz"; bitmiyor, tükenmiyor ki... Gökte 'yıldız', denizde 'kum' tükeniyor;"Mustafa Kemâl" tükenmiyor ki...Tükenmiyor da ,” akşam” bu mavi  gözlü ummana” bir damla” da ben bırakabilmeliydim!... Ama heyhat, “umman”a dalmış, bir türlü çıkamamıştım...
          "İnşallah bir başka sefere."deyip, rotamızı not defterimize çevirdim. Gazi Atatürk'ümüzün aynı zaman da  125.Doğum Yıldönümü" ne tekâbül eden 10 Kasım 2006 Anma Törenleri "çerçevesinde yaptığım bir konuşma metnim imdadıma yetişirken, “Altın Saçlı” dâhimdi yine ilhamım.
           14 Kasım Akşamı , o kutlu atmosferini teneffüs etme bahtiyarlığına eriştiğim,Atamızın teşriflerinde "feyizli ocak" övgülerine mazhar olan “Kayseri  Lisesi”ni de "Şairler  Ocağı"nda,"Kayseri Şiir Akşamlarınca “yâd etmekle” bahtiyar olacaktım.
            Evet, o nezih mekândaki  'zevât' a, "orijinal" biçimiyle sunarken  o günkü şevki katmerleşerek yaşadığım konuşma metnimden  aşağıya bir iki alıntı aktarmış bulunduğum Kayseri Büyükşehir Belediyesi’nin,”Kayseri Şiir Akşamları Şairleri”ne hediyesi olan, niceliği şirin; niteliği derin yürütme kurulunca yürütülen bu bülten; aslında, öğretmen sevgili Betül Övünç’ün;nergis ektiği ama hepimizin “övünç” biçebileceği bir gözde “Cönk” değil de ne?.
           O tarihteki konuşmamızdan,”Ana Haber Bülteni’ne de yansıtarak bizi mesrur eden Elif TV’nin seçtiği bazı hitâpları ve bizim altını çizdiğimiz bazı kısımları okuyucularımızla paylaşmakla da kıvanç duymaktayım.
           “İnanın Mustafa Kemaller Tükenmez. Ve Hiç Hiç Tükenmeyecek Mustafa Kemallerim!... 
.           Sayın Misafirlerimiz, Saygıdeğer Büyüklerim, Çok Değerli Arkadaşlar
             Size,hiç tükenmeyen Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ümden selâm getirmişim.
Ölmek,yaşamaktır vatan uğrunda
Deyip,öyle girdin savaşa.
Komut verdin,şahlandı cümle vatan.
             Evet, şahlandırdığın vatanımdan,sevdalısı olduğumuz Türkiye’min dört bucağından, Erciyes’in eteklerinden selâm sana selâm, Gazi Mustafa Kemal’im!..
             Sen,öğretmeninin farkını, fark ederek koyduğu”Kemal”ismini daha çocukken aldın; Ve hiç silmeyip,hep taşıdın.Önce “Gazi”,sonra”Atatürk” oldun.Geçtin tahta başına, milletine ders verdin . Sonra da”Benim asıl anlatılacak yanım,öğretmenliğim!”diyerek yücelttin öğretmeni ,onure ettin bu gönül erlerini.SANA, bu gönül erlerinden ,eğitim ordusunun rütbesiz neferlerinden ,selâm sana selâm Gazi Mustafa Kemâl’im!..
             Sen, daha çocukluğunda kovdun tarlana dadanan ,zarar veren kargaları kızkardeşin Makbule’yle….Sonra…sonra da davetsiz olarak yurduna giren bu yüzsüz ,o hayın düşmanı “Geldikleri gibi giderler!”diyerek kovdun silah arkadaşlarınla… Ardından,”Ordular,ilk hedefiniz Akdeniz’dir diyerek   Ege’de denize savurdun,kendi eştikleri kuyularında boğdun.
SANA, Ege’den ,Akdeniz’den;Bandırma Vapuruyla çırpındığın;çırpınan Karadeniz’den,
“Çırpınırdın Karadenizden selâm, selâm sana Gazi Mustafa Kemal’im!
             Sana:“Paşam,para yok!’dediler;“Bulunur!”dedin;’Ordu yok!’;”Kurulur!”; “Düşman çok!”; ”Vurulur!” dedin.Parola:”Ya istiklâl,Ya ölüm!”dü.Yankılandı parolan:“Edirne’den,Ardahan’a; Ardahan’dan Edirne’ye kadar… Edirne’den,Ardahan’dan;Toros’un sıcağından, Erciyes’in soğuğundan gelmiş,kaynaşmış,bütünleşmişti vatan!“Ben size,taarruzu değil,ölmeyi emrediyorum!”diyor,cepheden cepheye koşuyor,koşturuyordu.Paşaları emredecekti de, onlar daha öne,daha öne koşmayacaktı ha!Paşaları emredecekti de “onlar” daha önce ölmeyecekti ha! SANA,“Göğsünden vurulan er,alnından vurulan neferlerinden; zaferlerinden, muzafferlerinden;ıraklarından,yakınlarından selâm sana selâm Gazi Mustafa Kemal Paşam!
“ Mustafa Kemal’i gördüm düşümde/ Daha diyordu.
Uğruna şehit olasım geldi hemen / Sabaha diyordu
Al bir kalpak giymişti, al; / Al bir ata binmişti, al!
Zafer   ırak mı dedim ./ AHA diyordu.
             Semra MERAL
TÜRKİYE’M
 
Bayrağa, sancağa şanlı orduma
Kucak dolu selâmım var Türkiye'm.
Baştan başa bütün güzel yurduma
Kucak dolu selâmım var Türkiye'm.

Tarihe sığmayan büyük Ata'ma
Bağrında kefensiz şehit yatana
Her bir yanı cennet olan vatana
Kucak dolu selâmım var Türkiye'm.

Hudutlarda zafer marşı çalana
Zannetme Türkiye'm giden talana
Cephede bacaksız, kolsuz kalana
Kucak dolu selâmım var Türkiye'm.

Sıcak iklimine, soğuk havana
Yüksek dağlarına, engin ovana
Altın güğümüne, bakır kovana
Kucak dolu selâmım var Türkiye'm.

Bahçende yeşeren gonca güllere
Sararıp bükülen kuru dallara
Kıvrım kıvrım giden tozlu yollara
Kucak dolu selâmım var Türkiye'm.

Her müşkülde andığımız hızıra
Türk milleti kolay konmaz hazıra
Vilâyetim Sivas, köyüm Sızır'a
Kucak dolu selâmım var Türkiye'm.

Bakmayasın kusuruma, hatama
Ne mutlu elinde bayrak tutana
DURAN'dan millete, aziz vatana
Kucak dolu selâmım var Türkiye'm.
                                   Duran TAMER



SENİ YAŞAMAK  ATAM
 
Seni yaşamak
Yanlız seni anlamak değil,
Özüyle , sözüyle benimseyip
İlke ve inkılaplarına inanarak
Gözlerindeki ışıktan alıp
Özgürlüğe doğru koşarak yaşamaktır
 
Hedefimiz
Her zaman tek ve ebed
TÜRKÜM ; Milletime layıktır medeniyet
Onurumuzdur senden kalan Cumhuriyet
Senin ruhunla
Ne güzel şey seni yaşamak ATAM.
 
Mas Mavi gözlerinin derinliklerinde
Seni görüp,
‘Yurtta Sulh, Cihanda sulh’ ilkene uyup
Türk,öğün Çalış,Güven sözünü duyup
Gençliğinle her an gurur duyup
Ne güzel şey
Seninle beraber seni yaşamak ATAM.
 
Bir sevda Şarkısı gibi
İlkelerini anlayarak
Milletinle beraber
Ay yıldızın altında toplanarak
Her an gösterdiğin hedefe koşarak
Ne güzel şey
Çizdiğin yolda seni yaşamak ATAM.
 
Azabim der ki;
Tutulmasın yas olmasın matem
Kimse göz dikmesin yurduma
Korksunlar benden.
Duysun cümle cihan
Sesi gür çıkıyor Onun gençliğinden
Ne güzel şey
Senin Gençliğinle seni yaşamak ATAM.
 
                           Süleyman KARACABEY



İKİNCİ BÖLÜM

KARADUT/Bedri Rahmi EYÜBOĞLU

Karadutum, çatal karam, çingenem
Nar tanem, nur tanem, bir tanem
Ağaç isem dalımsın salkım saçak
Petek isem balımsın ağulum
Günahımsın, vebalimsin.
Dili mercan, dizi mercan, dişi mercan
Yoluna bir can koyduğum
Gökte ararken yerde bulduğum
Karadutum, çatal karam, çingenem
Daha nem olacaktın bir tanem
Gülen ayvam, ağlayan narımsın
Kadınım, kısrağım, karımsın.
Yorumlayan; Mustafa YALÇIN
 
 
 
 
SİTEM/ Bedri Rahmi EYÜBOĞLU

Önde zeytin ağaçları arkasında yar
Sene 1946
Mevsim
Sonbahar
Önde zeytin ağaçları neyleyim neyleyim
Dalları neyleyim.
Yar yollarına dökülmedik dilleri neyleyim.

Yar yar!..Seni kara saplı bir bıçak gibi sineme sapladılar
Değirmen misali döner başım
Sevda değil bu bir hışım
Gel gör beni darmadağın
Tel tel çözülüp kalmışım.
Yar yar
Canımın çekirdeğinde diken
Gözümün bebeğinde sitem var
Yorumlayan; Mustafa YALÇIN

 

SERBEST KONULU ŞİİRLER




SAKIN UNUTMA
 
Besmele çek oğul, erkenden uyan,
Yaptığın her işte Allah’a dayan,
Bir yudum su içsen, yesen bir soğan,
Yaradan’a şükret sakın unutma…
 
Temiz ol, temiz giy, eski de olsa,
Allah’ı unutma cebin de dolsa,
Yanılıp da insan, günaha dalsa,
Çabucak tövbe et, sakın unutma…
 
Madem ki ölüm var inkar edilmez,
Kin ve nefret unutulur, güdülmez,
Zahmetsiz cennete asla gidilmez,
Namazı kılmayı sakın unutma…
 
Vatanı, milleti, canı incitme,
Şeytanın ve nefsin ardına gitme,
Menfaat uğruna günaha batma,
Sözünde durmayı sakın unutma…
 
Günahkar insana arkadaş olma,
Dağ gibi günahla mezara gelme,
Zalim insanların yüzüne gülme,
Cennetin yolunu sakın unutma…
 
Ayete, hadise, ilmihale bak,
Bunlardan kendine bir meşale yak,
Sanma ki cehennem insana ırak,
Zekatı vermeyi sakın unutma…
 
Hikmetî, “Bu dünya fanidir” derken,
Atan, yakınların bir bir giderken,
Her perşembe yatağına girerken,
Bir Fatiha gönder, sakın unutma…
                          Hikmet ONAÇ 
SEVDA, BİLMEYENE AR GELEBİLİR
 
Gözlerime öyle dalıp gitme yar,
Gözlerim gönlüne dar gelebilir.
Sevdamı kimseye etme aşikar
Bilmeyene belki ar gelebilir…
 
Gün ağardığına gül solduğuna
Yanar, ömrünün tez dolduğuna
Güvenme mevsimin yaz olduğuna
Kadersizsen her an kar gelebilir.
 
Öyle bir baktın ki gözlerime dün
Dağ gibi sevdamı sardı bir hüzün
Bu kadar çok sevme, ölürsem bir gün
Bu dünya başına dar gelebilir…
 
Sana yar desem de korkularım var
Elbet herkes mutlu olmayı umar
Ama aşk, biraz şans biraz da kumar
Şeş beklersin kötü zar gelebilir.
 
Ellerin elimi hep böyle tutsun
Her gece bizi bir yıldız uyutsun
Halsizim yorgunum sen son umutsun
Sevdanla gözüme fer gelebilir
 
Gözlerime böyle dalıp gidersen
Aklımı başımdan alıp gidersen,
Terk edip kalbimi çalıp gidersen
Nefes almak bana zor gelebilir…
 
Bitmez Yaradana ettiğim niyaz
Al kalemi benden biraz da sen yaz.
Bu sıcak sevdayı vurursa ayaz
Cennetten bir avuç kor gelebilir.
Betül ÖVÜNÇ


UNUTUR MU SANIYORSUN?
 
Ceylan gözlüm gözlerini
Unutur mu sanıyorsun?
Mana yüklü sözlerini
Unutur mu sanıyorsun?
 
Bana hayat veren sensin
Görünmezi gören sensin
Can evime giren sensin
Unutur mu sanıyorsun?
 
Yar kalbimi lime, lime
Böl parçala ver elime
Vur mızrabı bam telime
Unutur mu sanıyorsun?
 
Mecnûn gibi eylesem ah
Ahvalime deme ki vah
Seni bana eyledim şah
Unutur mu sanıyorsun?
 
Ben seninle coşuyorum
Hasretinle yaşıyorum
Vuslatına koşuyorum
Unutur mu sanıyorsun?
 
Yüreğimde sönmez harem
Hazanî’yem kanar yarem
Seni seven ciğer parem
Unutur mu sanıyorsun?
              M.Ferit YILDIZ

AYRI SANAT
Bu sanatı bilmemek suç.
Bilip yaşamaksa çok güç.
Yapmıyorsa var sayma hiç!
İnsan olmak ayrı sanat.
 
Cihanda üstündür nadir.
Bundan kulda HAK da kadir.
Şu dünyada kalan nedir?
İnsan olmak ayrı sanat.
 
Adem`inden günümüze,
Kılavuzdur yönümüze,
Şöhret olur canımıza.
İnsan olmak ayrı sanat.
 
Evvelinden  ahirine,
Zengininden fakirine,
Her eserin bir pirine.
İnsan olmak ayrı sanat.
 
Sorumluluk bilir taşır.
Dünya ile haşır neşir.
Güzelliklerle uğraşır.
İnsan olmak ayrı sanat.
 
Bu dünyaya özel gelir.
Gitse bile izi kalır.
Alem ondan ibret alır.
İnsan olmak ayrı sanat.
 
Yedisinden yetmişine,
Yarınından geçmişine,
Örnek olur her bir a`na,
İnsan olmak ayrı sanat.
Gazi Emin KUZUCULAR


EBEDİ MEKAN
Dünya büyük bir han yolcusu gider
Sende bu gerçeği gör yavaş yavaş
Fark etmeden yaşın elli altmış der
Saçlarına yağar kar yavaş yavaş
 
Çoluk çocuk büyür kaygısı gitmez
Dünyanın çabası bir türlü bitmez
Kol ayrı sızılar diz ayrı tutmaz
”Hani eski günler” der yavaş yavaş
 
Ölçüyü kaçırma merhem ol cana
Bu dünya kalmadı şaha sultana
İnan ki hepsi boş bir tantana
Bunun bilincine er yavaş yavaş
 
Hayat fire verir gençlik düş olur
Balon patlar beklentiler boş olur
Bugün hava iyi yarın kış olur
Görünür gidecek yer yavaş yavaş
 
Hayalleri gide gide azalır
Tüm serveti birkaç metre bez olur
Eşi dostu etrafına dizilir
Herkese helallik ver yavaş yavaş
 
İnsan dolambaçlı yollardan geçer
Ecel şerbetini sonunda içer
Kara toprak  bize bağrını açar
Dünyadan defterin dür yavaş yavaş
 
Hamit der yarına bugünden başla
İki kuş vurursun belki bir taşla
Elinden gelirse iyilik işle
Ebedi mekana var yavaş yavaş.
Hamit BÖLÜCEK




NE ZAMAN DUYACAKSIN ?     
Seni hiç unutamam söyle ne gelir elden
Bilmem ki feryadımı ne zaman duyacaksın?
Gözümden akan yaşın farkı kalmadı selden
Bilmem ki feryadımı ne zaman duyacaksın?
 
Biran olsun hayalin aklımdan silinmiyor
Sana olan bu sevgim nedense bilinmiyor
Verdiğimiz ikrara bir türlü gelinmiyor
Bilmem ki feryadımı ne zaman duyacaksın?
 
Ahu bakışlarınla başımı döndürürsün
İiçimdeki ateşi ancak sen söndürürsün
Bu nazınla sen beni vallahi öldürürsün
Bilmem ki feryadımı ne zaman duyacaksın?
                                              Aysu AKDENİZ



Semra Meral



İbrahim Mucuk



M. Ferit Yıldız



Duran Tamer



Dr. Mesut Özbek



Udî Sabit Özenç



Ozan Sezini Zeybek oyunu oynarken



Betül Övünç


Deniz Şimşek, öğrencisi ve Gazi Emin Kuzucular








Şairler ve misafirler




Salih Avgın Paşa İÖO öğrencisi Buse Karahüseyin



M. Ferit Yıldız, Kayseri Büyükşehir Belediyesi Sekreteri Mustafa Yalçın Bey, kucağındaki çocuk Ferit Yıldız'ın torunu


Kayseri Büyükşehir Belediyesi Sekreteri Mustafa Yalçın Bey

KAYSERİ ŞİİR AKŞAMLARI
 
WEB SİTE
http://kayserisiiraksamlari.tr.gg
E-POSTA
kayserisiiraksamlari@hotmail.com
Reklam
 
ŞİİR AKŞAMLARI
 



More Cool Stuff At POQbum.com

*****



şairler buluşuyor

HABERLER
 
KİMLER GELDİ KİMLER GEÇTİ
 
Sitenizesayac.com
GAZETELER
 
 
Bugün 7 ziyaretçi (13 klik) kişi burdaydı!
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=